Samimiyet laubalilik değil(!)

Samimiyet laubalilik değil(!)

 

Sunum iletişim işidir(!)

Aynur AYAZ

 

Her işin başı samimiyettir der ve geçeriz. Ama güvensizliğin kol gezdiği televizyonların diyerek başlanan cümlelerin tezini nedense çürütmek istemeyiz.


Bugün artık geçmişle gelecek arasında “iletişim köprüsünü” kuramayana iş yok hatta ekmek de yok. Konumuz iletişimle başlar sahne sanatlarında asıl olarak yol alır.

 

Görsel sanat işidir sunuculuk hatta spikerlik. Duruma buradan başlanabilir…


Bir sunucu spiker olabilir ya da tercih edebilir ama bir spikerin sunuculuğu onun samimiyet ve ciddiyetine bağlıdır. Bu çoğu zaman herkes tarafından bilinir.


Yaptığı işte duruşu, bakışı, aldığı nefesi, sıradışılığı, kuvvetli iletişimi, hayata bakışı ve tarzı. O sıradan biri değildir. Konuşması ile insan üzerinde ses seda bırakan hatta tesir oluşturan aurası ile kendinin farkında olan kişidir. O kişi olmalıdır. Biz bu duruma yaklaşan ve sempatisi, isteği olan adaylara sunucu adaylığına adım atabilir diye yaklaşırız.

 

Bu ukala olması anlamında değildir. Hızlı olmalı hayatı kavramalı ve erken zamanda ilgisi doğrultusunda bolca gözlem yeteneğini geliştirmiş olmalıdır. Sunuculuk kitaplardan öğrenilmez. Öğrenilemiyor da ne yazık ki! Düzgün konuşma yetisi hatta becerisi ile sesi ve nefesini düzgün kullanmaya gayretli kendinin ilgisi bu yönde olup da yetiştiren her kişi sunucu olabilir desek inanın yanılmış olmayız. Gerçi severek ve yoğun ilgi duyduğumuz her iş aslında bizi iletişim kapısına götürse de bu yaklaşım ve algı bazen olumsuz tesir edebilir. İnandığınız iş veya bahsedilen bu iş (sunuculuk) göründüğü gibi hiç de kolay değildir. Diz titretir, insanı vezir ya da rezil ettirebilir. Sunucu konumlandırılır. Sunucu hataları kamufle eden, sunulacak işin önceden provasını yaparak defalarca üzerinden okuma provaları geçen kişi olmalıdır.

 

Sunumlarında yüzde yüz beden dili ve davranışlarının dışa vurumu yer aldığı bir eylemin takdimcisidir. Konuya hakimiyet, organizasyonun düzeyi, mekanı yani A’dan Z’ye desek daha doğru. Hassas terazi, denge işidir bir şeyi sunma.
Normal sunuculuk, ekran sunuculuğu ve spikerlik birbirinden ayrı gibi görünür olup aslında özünde birdir ve tekdir. Sıcak, samimi ve anlaşılabilir bir dil ve buna ilave bir uslüpla yolculuğunuz başlar size özel tarzınız hatta duruşunuz bulunduğunuz aynalar da size eşlik eder. Önce ilk iş karar verdiğiniz de sunucu olmaya sesinizi sevmenizdir. Çünkü sesini seven kendini sever. Yolculuğun devamı pratik bir bilgi ama sıklıkla kullanılmalıdır. Okuduğun şeye ruh katmak. Okuduğun her şeyi haline ve tavrına göre okumaktır mesele. Sıcaklık katar ve samimiyetle beslendiği anlaşılırsa sunucunun çevresinde iz bırakır ve hep aranır. Sunucu enerjik ve kabiliyetli yeri geldiğinde kıvrak olarak zekasını konuşturmalıdır.

 

Pozitif enerji yüklemelidir kendine. Eline alacağı mikrofonu hatta kalabalıkları da sevmelidir. Çünkü ancak kalabalıklar ve alkışlar onun yaptığı işin karşılığını verir. Sunucu ve spikerin birbirine asla ihanet etmemesi gerekir. Hobi olarak yapılmalı asıl mesleğe dönüşmelidir. Sunuculuk kararlılıktır. Sunuculuk aktarmadır. Sunuculuk var olan enerjiyi saf ve yalın hali ile kendi uslübü ile karşıya an an geçirmektir.

 

Sunuculuk görüntü değildir önce ses vardır. Beden görünmemelidir ama ses kadar önemlidir. Bir sunucunun dikkat çekmesi sunumu ile aşikardır. Başlangıç ve bu mesleğe gönül vermek çok önemlidir.